El Bulli...Dünyanın en iyi restoranı...



Yemeklerle arası iyi olan bir ailenin üyesiyim -kilo ortalaması da bunun bir nevi göstergesi sanırım.- Yemek yemeyi seviyorsa insan yemek uğruna kat edilen mesafeler ve katlanılan zorluklar teferruattır. İspanya'nın Katalunya özerk bölgesinde cala montjoi koyunda bulunan El Bulli restoranı da dünyanın en iyi restoranı ödülünü aldığına göre her türlü zorluğa değecek kalitede yemekler yapıyor. Ancak katlanılacak zorluklar sadece ulaşım zorluğu ile sınırlı değil, yılın sadece 6 ayı açık kalan restoran için rezervasyon yaptırmak bir dert 1.000.000 kişinin içinden seçilen 8000 kişinin içinde yer almak ayrı bir dert.


El Bulli personeli 6 ay çalışıp 6 ay kazandıkları paraları yemiyorlar, diğer 6 ay boyunca daha mükemmel tatlar nasıl yaratırız diye çalışıyorlar. Yaptıkları da ortada yemekten çok bir sanat eseri kıvamında. Şeften daha çok sanatçı denmesini hak eden El Bulli'nin efsanesini yaratan Ferran Adria, Times tarafından dünyanın en etkili 100 adamı içerisinde gösterilen bir şahsiyet. Yemek yoluyla zevk verme sanatını icra eden Ferran'ın sihri "moleküler gastronomi" örneğin fıstık görünümünde olan bir yiyeceğin tadının ızgara karides olması.

Bir kişi için ortalama 250-350 euronun ödendiği restoranda yılda 8000 kişi yemek yese de Ferran Adria'nın verdiği röportaja göre devlet desteğinin yanısıra Adria’nın konferanslar, kitaplar, mutfak malzemeleri gibi ismini markalaştıran işleri olmasa, sadece restorancılıktan karnını doyurması mümkün olmayacakmış. İnanması güç ama gerçek. 2011 sonrası restoranın en az 2 yıl kapalı olacağını açıklayan Ferran bu dönem içinde sadece yemeğin kendisini değil restorancılığı yeniden şekillendirmek üzerine düşüneceğini söylüyor.

Büyük porsiyon yemekleri ekmek, pide ya da lavaşla tüketen Türk toplumu bu küçük porsiyonlarla sunulan sanatsal yemekleri yiyerek doyabilir mi? -Zor gözüküyor. Tıka basa doymaktan farklı arayışları olanların ölmeden önce yapılması gerekenler listesine El Bulli'de yemek yemeyi eklemesi gerektiğini düşünüyorum.





Posted by Evren Barlas | zaman: 14:52 | 0 yorum

Gs İletişim Platformunda "Giriş, Gelişme ve Sonuç"


Galataray taraftar forumundan alıntıdır.

Maçtan önce;

Daum Fenerbahçe kadrosunu açıklayınca :))
´´ Huhaahaa Super kadro çıkarmışlar.Kadroları yan yana koysanıza hacı her alanda ustunuz ´´
´´şu kadroya bakıpta halaa rahat kazanamazsak hiç çıkıp bundan sonra fark falan beklentisine girilmesin.Anadolu takımı kalitesinde bir kadro...´´
´´ sadece şansa ihtiyacımız var diğer tüm konularda üstünüz.şans ortada olursa 4 bizden yana olursa 7 atarız.ahanda yazdım buraya. ´´
´´Fenere fark atarsak forum cöker.´´
´´Ortasahaları şuan çok rezil kağıt üstünde‚ilk 15 dk da bir gol atıp 5-10 dakika kontrol futbolu oynarsak yemin ederim TARİHİN EN BÜYÜK FARKI GE-LE-Bİ-LİR.´´ ´´Antu erken kepenk indirmiş. Korktular şimdiden muhahaha´´
´´maçdan sonra da kalkmaz o kepenkler ´´
´´Gol yağmuru olucak bu akşam ´´
´´3 farktan aşağı atarsak yenilmişiz sayarım.´´

Maç sırasında;

´´Bu maçtada gol atamazsak son iki maçımızda 0 çekmiş olacaz Hücum gücümüzü kullanamıyoruz. King Baros nerdesin´´
´´şu fenerı yenemezsek yazık ya bu elanoda nasıl bu kadar silik oynuyor anlamıyorum biraz insiyatif al be adam topa yaklaş pas at duran top kullan bişe yap ya!!´´
´´ya kötü oynarsın belliki topta pek sevmiyo bizi ama resmen ruhsuz oynuyoruz adamlar ayaklarına topu aldıklarında bırakıyoruz rahat rahat döndünüyolar ´´
´´maç başında fark beklerken şimdi 1-0 olsun bizim olsun diyorum´´
´´Yedik´´
´´ulan FRANCO böyle golmu yigilir S***siz !´´
´´Selçuk Attı Bravo Yazıklar olsun sizin gibi takıma!!! ´´
´´Bari berabere bitsin şu maç yaaaa....´´ ´´moralim sıfır ölsemde kurtulsam ya bu nasıl bi hayat ´´
´´Mistik bi şeyler var ben inandım artık.´´
´´gooll yee gol ye de gidipte selcuktan yeme yaaaaaaaaaaaaaaa´´
´´senin gibi kalecinin allah b..lasini versin... su takimdan hemen bu s...sizin‚ mehmet topal‚ ve canerin gonderilmesi lazim..rikard da gitsin artik...kimse savunmasin bu heriifi bana.´´
Onu bunu bırakalım.Ntvspor u açalım gerçek derbi orada.Real Madrid-Atletico Madrid ´´

Maçtan sonra;

´´Şaşırılacak bir durum yok ortada esasında. Her sene ayni şeyler oluyor. Bunu taraftalra‚yönetimle‚teknik direktörle‚ şansla vs. ilgisi yok... Futbolla alakası olmayan insanları toplasa Fenerbahçe bizi yine bir şekilde dövmeyi başarır.´´
´´trübünlerde hep lüküs hayat yaşayan aile bireyleri maç boyunca yerlerinden kıpırdamadılar fenerlilerin sesi maç boyunca daha çoktu.500 tane fener taraftarın sesini dinledik´´
´´Taraftarımız da bir halta yaramıyor zaten.´´
´´Yahu birşey olmaz.İlk kezmi kaybediyoruz.Hayır..Dağılın şimdi. ´´ Bu mesaja cevap--- ´´şakamısın sen yaa´´
´´fenerin ölüsü bize yetiyor her zaman‚her şartta yeniyorlar bizi Bir kere şu takıma şansımız tutsun ya yeter ya ´´
´´Artik mucizeye kalmis isimiz.Bundan sonra fb´yle çikacagimiz her maç hükmen maglup sayilalim. ´´

Yorumsuz...Sade ve Net...


Posted by Evren Barlas | zaman: 18:00 | 1 yorum

Galatasaray-Fenerbahçe "Derbi"


Bir hafta önceki Gaziantepspor maçını canlı izledikten sonra Galatasaray maçının çok zor olacağını düşünmüştüm. Hemen tüm otoriteler Galatasaray'ı favori göstermişti hafta içi ancak buna rağmen Galatasaraylı taraftarların sosyal iletişim ağlarında maç hakkında yorum yapmaktan kaçınmaları düşündürücüydü bunun üstüne Facebook iletime "listemdeki Galatasaraylıların "bir mahsun mor menekşe" gibi suskun kalması ilginç..."maç sonuçlandıktan sonra konuşacağız" pozu mudur bu yoksa çok konuşup sonrasında yine hüsrana uğrayıp daha fazla dalga geçilmesine olanak sunmayalım duruşumu?!" yazdım.

Galatasaray maçı günleri heyecanlı olurum vakit geçmek bilmez, bu sefer saate bir baktım 18:00 olmuş bile, sabahki sakin hal gitti heyecanlı bir bekleyiş başladı. Uğurlu kaşkol takıldı televizyona yakın bir yer seçildi ve maç başladı. Zaman geçtikçe görülen Fenerbahçe'nin maça daha iyi konsantre olduğuydu-her Galatasaray maçında olduğu gibi-. Belki çok iyi bir futbol yoktu sahada ancak ne yaptığını bilen ve mücadele eden bir takımı seyretmekte keyifliydi. Devre 0-0 sonuçlandığında aklımdan "iyi mücadele ederken 1 gol atmalıydık" düşüncesi geçiyordu. İkinci yarıya beklenen gibi Galatasaray daha etkili başladı, yüreği ağza getiren Dos Santosun vuruşu auta gittiğinde dedemi anarak "atamayana atarlar" dedim. Bu deyişin 10 dk sonrasında beni yanıltmayan kişinin Selçuk oluşu hayret uyandırmakla beraber farklı bir mutluluk yarattı ancak golü Selçuk mu attı yoksa Leo Franco mu yedi orası tartışılır. Son dakikalarda Keitanın vuruşunu çıkaran kaleci Volkan belkide TSL'de sezonun kurtarışını yaptı ayrıca son dakikada topu poposuyla stop edişi sezonun hatırlanacak hareketleri arasına girdi. Maç bittiğinde sevinç ve huzur bir aradaydı, hemen Facebook iletisi yazma gereği gördüm ve "
kimse üzülmesin...kimse de sevinmesin...alışık olunan bir duruma karşı ne üzülmeye ne de sevinmeye gerek yok..."yazdım. Gecenin sonunda babamın "bu akşam şöyle rahatça uyuyacağım" demesi de yüzümde tebessüm yarattı ve gerçekten de daha bir huzurlu uyudum.

Maç sonundan sabaha kadar da oldukça maç geyiği yaratılmış, sevdiklerimi paylaşmasam olmaz. İşte bazıları;

Kadıköyde çaldığımız MOR MENEKŞE şarkısına misilleme olarak Kanaryam şarkısını hazırlatan 6alatasaray yönetimi Fenerbahçe hezimetinden sonraki yeni şarkısını açıkladı: Kazım Koyuncu&Şevval Sam Koyverdin Gittin Beni

Arda Turan, Sinem Kobal, Adnan Polat ele ele verip Selana'yı çağırsa bile bu eziyet bitmez.

Devlet, Ali Sami Yen ızdırabına son veriyor. Türk Telekom Arena 6 ay sonra devreye giriyor.

Aziz Yıldırım'dan bu sene yeni transfer değil, yeni bir ezeli rakip istiyoruz.

Maç bileti 90 TL, dakikası 1 TL olmuş bu büyük zevkin.

Turkcell, Avea ve Vodafone bu kampanyada birleşti. KOY yaz 1907 ye yolla fener gelsin evinde koysun KADIKÖY'e kadar yorulma

Posted by Evren Barlas | zaman: 14:44 | 0 yorum

D&G Le Bateleur


Parfüm seçimi önemlidir, erkek içinde bayan içinde. Kalabalık bir ortama girdiğinizde sizi ilk ayırt eden parfümünüzdür. Bu yüzden farkındalık yaratacak parfümleri tercih etmek sizi daha bir ayırt edilen hale getirecektir. Bunun için önerilerimden biri unisex bir parfüm olan D&G Le Bateleur; kakule ve ardıç ağacı meyveleriyle vetiver, günnük, cedar, kişniş ve su bitkilerinin karışımı ile oluşturulmuş. Bu fark yaratan parfüme sahip olmak isterseniz 150 TL karşılığında buraya tıklamanız yeterli. Emin olun pişman olmayacaksınız.

Posted by Evren Barlas | zaman: 13:51 | 0 yorum

Ozo Watch



St. Petersburg doğumlu genç tasarımcı Anton Repponen imzalı Ozo saat henüz satışı olmamasına rağmen bir çok kişinin sahip olmak istediği bir ürün haline geldi. Saatin özellikle gece görünüşü harika. Bu kadar beğenilen bir ürünün satışa sunulması uzun sürmez -umarım-. Takipte olduğum bu ürün hakkında bir gelişme olursa burada paylaşacağım.

Posted by Evren Barlas | zaman: 09:17 | 0 yorum

İzlenmeli...Herkesin Keyfi Yerinde


Filmi seyredenlerin yorumlarını okumadan, Robert De Niro hayranlığımla filmi seyretmeye karar verdim. Filmin afişine bakılırsa güleceğiz diye düşünüyor insan oysaki film bir iki sahne dışında pek güldürmüyor. Afişine tezat şekilde aile dramı işlenen filmde, çocuklarının geleceğini yönlendirme çabasının sonucu olarak büyük beklentiler içine giren babanın gerçeklerle yüzleşmesi sade fakat etkileyici bir dille anlatılmış. Kişisel kanım çok büyük beklentiler içine girilmeden izlenilmesi gereken bir film...

Posted by Evren Barlas | zaman: 06:54 | 0 yorum

Dinlenmeli... Anda Adam - love on you

Hayatımın hiç bir döneminde belli bir müzik türüne, belli bir gruba ya da soliste bağlı kalmadım. Bu iyi mi kötümü tartışılır genel görüş seçilen müzik türünün insanın kişiliğini belli ettiğidir. O halde benimki pek anlaşılamaz, ben kulağıma ne hoş geldiyse dinlerim. Bu şarkıda bunlardan biri, genel müzik tercihimi yansıtmasa da dinlemek hoşuma gitti umarım sizinde hoşunuza gider.




Posted by Evren Barlas | zaman: 13:54 | 0 yorum

Evlenilesi Bayanlar...(Selen Sevigen)


Selen Sevigen ilk olarak Türkmax kanalında yayınlanan Gala adlı programda dikkatimi cezbetti. Fizik olarak Kim Kardashian ile Monica Belluci arası bir havası var, tek tek şurası şöyle burası böyle demeye gerek yok genel olarak güzel. Ayrıca giyim tarzı da takdire şayan özellikle seçilen ayakkabılara dikkat!

Selen Sevigen bu güzelliğinin yanında Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdikten sonra, önce California Üniversitesinde ardından London Academy of Music and Dramatic Arts'ta müzik ve sinema eğitimi almıştır. "O... Çocukları" ve "O Şimdi Mahkum" filmlerinde aldığı roller ile kendini gösterme şansı bulan Selen ayrıca CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in de kızıdır.

Selen Sevigen özel yaşamında bir süre Tucay Şanlı ile ilişki yaşamış, geçtiğimiz sevgililer gününde de Gökhan Özen ile nişanlanmıştır. Buda sanırım "hiç kimse mükemmel değildir." Sözünün hayat bulmasıdır. Kişisel temennim bu güzelliğin karşısında "benim için naapardın?" şarkısının söylenmemesi.

Gala Programını Digiturk 23. kanaldan Cumartesi günü 12:00, Pazar günü 13:15'te seyredebilirsiniz. İyi Seyirler...






Posted by Evren Barlas | zaman: 10:34 | 0 yorum

Hayattaki "Çan Eğrisi"





4 yaşında başarı ... donuna işememektir.

12 yaşında başarı... arkadaş bulabilmektir.

16 yaşında başarı... araba kullanabilmektir.

20 yaşında başarı... seks yapabilmektir.

35 yaşında başarı ... para kazanabilmektir.

50 yaşında başarı ... çok para kazanabilmektir.

60 yaşında başarı ... seks yapabilmektir.

70 yaşında başarı ... araba kullanabilmektir.

75 yaşında başarı ... arkadaş bulabilmektir.

80 yaşında başarı ... donuna işememektir.

Posted by Evren Barlas | zaman: 09:26 | 0 yorum

81'li olmak...Super Frog oynamaktır.


81'li olmak etiketinde yeni bir bölüm açmaya karar verdim, böylelikle daha genç nesil 81 doğumlular evrim sürecinde nelere maruz kalmış görebilecek ve biz 81'liler olarak eskiyi hatırlayıp iç geçirebileceğiz.

Belki Comodore 64 den başlanabilirdi -ki elimde ileride antika olarak değerlenecek diye 1 adet tutuyorum- ancak yakın zamanda Amigadan kalma bu müthiş oyunu tekrar oynama şansım oldu. Oyunun toplam boyutu 5,14 mb bugünlerdeki oyunların gb olarak yer kapladığını düşünürsek bu kadar küçük boyuttaki bir oyundan bu kadar performans almak müthiş. Ayrıca sakın boyutuna eskiliğine bakıp oyunu kolay sanmayın emin olun uzun süre uğraşacaksınız.

Oyunun konusuna gelince; Yakışıklı bir prens olan süper kahramanımız büyücüler tarafından kurbağa dönüştürülmüş durumdadır. Genç prens büyüyü bozmak ve güzel prensese ulaşmak için çeşitli rakiplerle değişik mekanlarda mücadele etmesi gerekmektedir. Bu mücadele esnasında oyunu kaydedemeyecek olmanızda epey sıkıntı yaratacaktır, bunun yerine bölüm sonunda gamble diyip slot makinesinde şansınıza güvenip 3 kutuyu yan yana getirip bölüm şifresi almaya çalışmalısınız. Şifreyi aldığınızda bir yere not edin oyuna yeniden başladığınızda options sekmesinden önceden aldığınız şifreyi girerek şifreyi aldığınız levelden başlayabilirsiniz. Ayrıca kontrol ve ekran ayarları gibi özellikleri F12 tuşundan istediğiniz konuma getirebilirsiniz. Şimdiden iyi eğlenceler!

Posted by Evren Barlas | zaman: 22:37 | 0 yorum

Dünyadaki en Büyük Fotoğraf "26 Gigapixel"



Gerçekten büyük bir çalışmanın sonucu olan bu fotoğraf, Almanya'nın Dresden şehrinde Canon 5D mark II ile 400mm-lens kullanılarak çekilen 1665 fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Robot bir tripod ile 172 dakikada çekilen fotoğrafların uygun format haline dönüştürülebilmesi 94 saat sürmüş. Nasıl oluyor da böyle bir şey ortaya çıkıyor diye düşünenler Google Earth uygulamasını düşünsünler hemen hemen işin özü aynı.

Posted by Evren Barlas | zaman: 19:13 | 0 yorum

Kullanılmalı..Chatroulette!




Resimlerden de anlaşılacağı üzere boş anların boş değerlendirilebilmesi için güzel bir site Chatroulette! İşin güzel kısmı siteye kayıt olmak, can sıkan reklamlarla uğraşma derdi yok, sadece kameranız olması yeterli tabi bir de yanınıza öz güveninizi almayı unutmayın. Farklı ülkelerden değişik kişilikleri tanıma şansınız da var bıyıklı Türk erkeklerini de artık orası tamamen sizin şansınıza kalmış. İlla bayan kişiliği tanıyacağım ben diyorsanız "next person" tuşunu aşındırmanız gerekecek. Şimdiden bol şanslar.

Posted by Evren Barlas | zaman: 18:56 | 0 yorum

Alınmalı...MiLi iPhone Projector



Iphone'u beğenenler olduğu kadar beğenmeyenler de var ancak bir üründen bu kadar ürün türetilebilmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Iphone için üretilen yeni bir ürün daha hepimize hayırlı olsun. Bence gayet kullanışlı bir ürün çekilen fotoğraflar ve videoları duvara yansıtarak küçücük ekrana yanaşık kafalarla bakmak zorunda kalınmayacak.

Ürün özellikleri kısaca şöyle;


-Ses ayarı, parlaklık ve kontrast ayarı için kumanda.
-iPhone, iPod Classic ve iPod Touch ile uyumlu.
-Aynı zamanda Blackberry, diğer görüntü kaynakları, DVD player, VCR, laptop, PC vb.
-AV giriş/çıkış fonksiyonu.
-70 inç maksimum yansıtma boyutu.
-Dahili stereo hoparlör.
-USB'den veya duvar prizlerinden şarj edilebilir.
-Şarj süresi: 3 saat.
-Tam USB şarjı size 1.5 saat izleme imkanı sunar.
-iPod veya iPhone'unuz cihaza takılıyken şarj eder.
-Katlanabilir yapı ile daha sağlam duruş.
-14.8 x 7 x 4.1 cm.

Fiyatı şuan için biraz pahalı £229.00.



Posted by Evren Barlas | zaman: 10:43 | 0 yorum